Diş Sıkma (Bruksizm) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?
Diş sıkma (bruksizm); bireyin çoğu zaman farkında olmadan, özellikle uyku sırasında dişlerini sıkması, bastırması veya gıcırdatmasıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Gece ya da gündüz görülebilen bu tablo; stres, anksiyete, uyku bozuklukları, düzensiz beslenme alışkanlıkları ve genetik yatkınlık gibi bir dizi etkene bağlı olarak meydana gelebilir. Toplumda oldukça yaygın karşılaşılan bruksizm, uzun süre devam ettiğinde dişlerde aşınma, hassasiyet, dolguların kırılması, çene kaslarında ağrı, baş ağrısı ve çene eklemi problemleri gibi ciddi problemlere yol açabilmektedir.
Çoğu kişi (diş sıktığını gece gerçekleştiği için) fark etmese de, etkileri gün içinde hissedilir ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Erken teşhis ve uygun tedavi yöntemleriyle bruksizmin neden olduğu hasarların önüne geçmek ve şikâyetleri azaltmak mümkündür. Adana’daki kliniğinde hastalarına hizmet sunan Ortodonti Uzmanı Diş Hekimi Emin Serhat Arıkan, diş sıkmanın (bruksizm) sebeplerini, belirtilerini ve tedavi yollarını anlattı.
Diş Sıkma (Bruksizm) Nedir?
Diş sıkma (bruksizm), kişinin istem dışı olarak dişlerini sıkması, birbirine bastırması veya gıcırdatmasıyla ortaya çıkan bir kas-çene fonksiyon bozukluğudur. Çoğunlukla uyku sırasında görülse de gün içinde uyanıkken de görülebilir. Bruksizm genellikle stres, kaygı, uyku bozuklukları, çene kapanış bozuklukları ve genetik yatkınlık gibi nedenlerle ilişkilidir. Uzun süre devam ettiğinde dişlerde aşınma ve kırılmalar, diş hassasiyeti, çene kaslarında ağrı, baş ağrısı ve çene eklemi (TME) problemlerine yol açabilir. Çoğu kişi diş sıktığının farkında değildir; bu yüzden erken tanı ve uygun tedavi, olası kalıcı hasarların engellenmesi bakımından büyük önem taşır.
Diş Sıkma (Bruksizm) Belirtileri Nelerdir?
Diş sıkma (bruksizm), çoğunlukla uyku sırasında gerçekleştiği için kişi tarafından fark edilmesi zor bir rahatsızlıktır. Ancak zamanla kendini gösteren bazı ağız, çene ve genel vücut semptomları bruksizmin varlığına işaret edebilir. Bu belirtilerin varlığı, diş sıkmanın ilerlediğini gösterebileceğinden, erken dönemde bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi şarttır.
- Yaygın görülen belirtilerden biri, diş yüzeylerinde aşınma, kırılma, sallanma, çatlaklar ve buna bağlı gelişen hassasiyetlerdir.
- Sürekli baskı altında kalan çene kaslarında bilhassa günün erken saatlerinde ağrı, sertlik ve yorgunluk hissi oluşabilir.
- Bruksizme bağlı olarak şakak ve alın bölgesinde yoğunlaşan, özellikle sabahları belirginleşen baş ve boyun ağrıları ile migren atakları hissedilebilir.
- Çene ekleminin kulağa yakın konumu nedeniyle kulak çevresinde ağrı, dolgunluk hissi veya çınlama da eşlik edebilir.
- Uyku sırasında oluşan diş gıcırdatma sesi, (çoğu zaman kişinin kendisi tarafından değil), birlikte uyuyan kişiler tarafından fark edilir.
- İlerleyen vakalarda çene açma-kapama hareketlerinde kısıtlılık, eklemden gelen tıklama veya sürtünme sesleri ve ağız açarken zorlanma yaşanabilir.
- Bruksizm uyku kalitesini olumsuz etkileyerek gün içinde halsizlik, yorgunluk ve konsantrasyon sorunlarına yol açabilir.
Diş Sıkma (Bruksizm) Nedenleri Nelerdir?
Diş sıkma (bruksizm), tek bir gerekçeye bağlı olarak ortaya çıkmaz. Genellikle psikolojik, fizyolojik ve nörolojik etkenlerin bir araya gelmesiyle gerçekleşen çok yönlü bir rahatsızlıktır. Bruksizm her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, çocuklar ve genç yetişkinlerde daha sık rastlanır. Cinsiyetler arasında görülme sıklığı açısından belirgin bir fark bulunmamaktadır. Çoğu zaman bu faktörlerden birkaçı birlikte etki ederek diş sıkmaya yol açar. Bu nedenle altta yatan nedenlerin doğru şekilde belirlenmesi, etkili ve kalıcı bir tedavi planının oluşturulması açısından önemlidir. Yaygın görülen sebepler şu şekilde sıralanabilir:
- En kritik tetikleyicilerden biri stres ve anksiyetedir. Günlük yaşamda yaşanan yoğun baskı, duygusal gerilim ve kaygı durumları, daha çok uyku sırasında çene kaslarının istemsiz kasılmasına yol açabilir.
- Uyku düzenini etkileyen unsurlar da bruksizmle yakından ilişkilidir. Uyku apnesi, uykusuzluk, sık uyanma ve düzensiz uyku alışkanlıkları diş sıkma riskini artıran önemli etkenler arasındadır.
- Ağız ve çene yapısına bağlı sorunlar da bruksizmin gelişiminde rol oynayabilir. Dişlerin yanlış hizalanması, kapanış bozuklukları ve temporomandibular eklem (TME) rahatsızlıkları, çiğneme kaslarında aşırı yüklenmeye neden olarak diş sıkmaya zemin hazırlayabilir.
- Genetik yatkınlık da dikkat çekici bir etkendir. Ailesinde bruksizm örneği bulunan bireylerde bu durumun görülme ihtimali daha yüksektir.
- Bazı ilaçlar ve uyarıcı maddeler de bruksizmi artırabilir. Özellikle antidepresanlar, aşırı kafein tüketimi, alkol, sigara ve bazı maddeler sinir sistemi üzerinde etkili olarak diş sıkma davranışını şiddetlendirebilir.
Bruksizm (Diş Sıkma) Nasıl Tedavi Edilir?
Bruksizm (diş sıkma) tedavisinde erken tanı, doğru neden analizi ve hastanın tedaviye uyumu önemli bir konudur. Doğru yöntemlerin birlikte kullanılmasıyla hem şikâyetler azaltılabilir hem de diş ve çene sağlığı uzun vadede korunabilir.
Tedavi Kişiye Özel Planlanır: Bruksizm tedavisinde amaç; dişler ve çene eklemi üzerindeki aşırı yükü azaltmak, ağrı ve kas gerginliğini kontrol altına almak ve uzun vadede oluşabilecek kalıcı hasarları önlemektir. Bu nedenle tedavi tek yönlü değil; kişiye özel ve çok disiplinli bir yaklaşımla planlanır. Tedavi sürecinde bruksizmin şiddeti, süresi ve altta yatan nedenler belirleyicidir.
Splintler (Gece plağı): Diş hekimliği uygulamalarında, dişleri ve çene eklemini korumak amacıyla splintler kullanılabilir. Bu plaklar bruksizmi tamamen ortadan kaldırmasa da dişlerdeki aşınma ve eklem dokularındaki hasarı önlemeye yardımcı olur. Kişinin uyku kalitesini artırır, dişlerin ömrünü uzatır, çene ekleminde oluşması muhtemel hastalıkların önüne geçer. Kişiye özel üretilir ve hastalar bu plakları çok uzun süre kullanabilir. Girişimsel olmadığı gibi oldukça koruyucu bir tedavidir. Çene eklemi problemlerinde ilk akla gelen tedavi şekli splintlerdir.
Botulinum Toksin (Botoks): Botoks, çiğneme kaslarının aşırı kasılmasını azaltarak ağrı ve sıkma şiddetini kontrol altına alır. Sadece uygun vakalarda, hekim kontrolünde uygulandığı takdirde güzel sonuçlar alınabilir. Çiğneme kaslarını rahatlatır, akut rahatsızlıkların önüne geçer.
Psikolojik Danışmanlık: Bruksizmin psikolojik ve nörolojik boyutları dikkate alındığında, stres ve anksiyete yönetimi ile uyku düzeninin iyileştirilmesine yönelik destekleyici uygulamalar tedavi sürecinin temel unsurları arasında yer alır. Psikolojik danışmanlık, gevşeme teknikleri, davranış terapileri ve uyku hijyeninin düzenlenmesi semptomların azalmasına fayda sağlar. Uyku apnesi gibi eşlik eden uyku bozukluklarının varlığında, uyku tıbbı uzmanı tarafından değerlendirme yapılması gerekebilir.
Restoratif Tedaviler Uygulanabilir: Ağız ve çene yapısına bağlı sorunlar söz konusuysa; eksik dişlerin tamamlanması, kapanış bozukluklarının düzeltilmesi ve ileri diş aşınmalarında restoratif tedaviler uygulanabilir. Bazı vakalarda kas gevşeticiler veya kısa süreli ilaç tedavileri destekleyici olarak tercih edilebilir. Ancak ilaçlar genellikle tek başına kalıcı çözüm sağlamaz. Öte yandan reflü gibi altta yatan sistemik bir hastalık saptanırsa, bu durumun tedavi edilmesi bruksizmin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bruksizm bazı hafif ve geçici durumlarda, özellikle stresin azalmasıyla kendiliğinden hafifleyebilir. Ancak çoğu vakada altta yatan neden devam ettiği sürece diş sıkma da devam eder. Bu nedenle kalıcı diş ve çene hasarlarını önlemek için profesyonel değerlendirme tavsiye edilir.
Bazı araştırmalar, özellikle D vitamini eksikliğinin sinir-kas sistemi üzerinde etkili olabileceğini ve dolaylı olarak bruksizmle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Fakat diş gıcırdatma tek başına bir vitamin eksikliğine bağlanamaz. Sıklıkla stres, uyku bozuklukları ve psikolojik etkenlerle birlikte ele alınır.
Çocuklarda diş sıkma ve gıcırdatma yetişkinlere göre daha sık görülür ve çoğu zaman geçicidir. Diş değişim dönemleri, stres veya uyku düzenindeki değişiklikler bu duruma neden olabilir. Ancak şiddetli veya uzun süre devam eden vakalarda diş hekimi kontrolü ihmal edilmemelidir.
Bruksizm yalnızca psikolojik bir durum değildir; psikolojik, fiziksel ve genetik faktörlerin birlikte rol oynadığı bir rahatsızlıktır. Uyanıkken görülen diş sıkma çoğunlukla stres, kaygı ve duygusal gerginlikle ilişkilidir. Uyku sırasında ortaya çıkan bruksizm ise beynin uyku esnasındaki uyarılmalarıyla bağlantılıdır.
Uyurken diş gıcırdatma, genellikle stres, anksiyete ve uyku kalitesini etkileyen faktörlerle ilişkilidir. Çoğu zaman fark edilmez; ancak uzun vadede çene ağrısı, baş ağrısı ve dişlerde aşınmaya yol açabilir.
Uzun süre tedavi edilmeyen bruksizm, dişlerde aşınma, çatlama ve kırıklara yol açarak dolaylı olarak diş kaybı riskini artırabilir. Ayrıca diş etleri ve çene eklemi üzerindeki baskı da ağız sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Yemek sırasında diş gıcırdatma, çoğunlukla stres, gerginlik veya duygusal baskı ile ilişkilidir. Ayrıca çene kapanış bozuklukları veya alışkanlık haline gelmiş kas hareketleri de bu duruma neden olabilir.
Splintler, diş sıkmayı bütünüyle sona erdirmez. Ancak dişlerin aşınmasını ve çene ekleminin zarar görmesine yardımcı olur. Dokuları korur ve konforu arttırır. Tedavi sürecinde koruyucu bir rol üstlenir ve diğer tedavi yöntemleriyle birlikte kullanıldığında daha etkili sonuçlar sağlar.
Diş Sıkma